Elektriğin dörtte biri HES’lerden üretildi

 

komur-fiyatlari

komur-fiyatlari

KURAKLIK nedeniyle üretimde sıkıntı yaşanabileceği uyarıları bir kez daha gözleri Türkiye’nin elektrik üretim sorununa çekti. Biz de Türkiye’nin elektrik üretim fotoğrafını çektik. Elektrikteki en büyük sorun, üretimde ithal kaynakların yüzde 49 ile 55 arasındaki ağırlığı.

TÜRKİYE’yi etkisi altına alan kuraklıkla ilgili endişeler, havaların ısınmasıyla artıyor. Baraj ve nehirlerde su miktarı, son yılların en düşük seviyelerinde. Bu gelişmeler, Türkiye’de elektrik üretimini de riske atıyor. Türkiye’nin en tartışmalı enerji kaynakları arasında yer alan HES’lerin, elektrik üretimindeki payı 2013’te yüzde 24.8 oldu. Yani elektriğin dörtte biri HES’lerden üretildi.EPDK’nın güncel verilerine göre güneş enerjisinin dışında en çok başvurulan kaynak türü de HES’ler.

Mart itibariyle, EPDK’ya yapılan toplam 818 santral başvurusunun, 496’sı güneş, 159’u hidrolik, 85’i ise doğalgaz santralleri için. Lisans verilen 1595 santral arasında, 828 adet ile HES’ler başı çekerken, HES’leri 340 ile doğalgaz ve 247 adet ile rüzgar takip ediyor.

EÜAŞ santralları hariç, EPDK’nın lisans verdiği santrallerin toplam kurulu gücü 75 bin MW’a ulaşırken, lisanslı projeler toplamında en yüksek kurulu güce 26 bin megavat (MW) ile doğalgaz santralleri sahip. Doğalgazı 20 bin 170 MW ile HES, 10 bin 443 MW ile taş kömürü ve 9 bin 343 MW ile rüzgar izliyor. Yani özetle, en yüksek ilginin HES’lere olduğunu ancak kurulu güçte en yüksek paya doğalgaz santrallerinin sahip olacağını söyleyebiliriz.

EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, 2013’te 6 bin MW kurulu gücün devreye girdiğine dikkat çekerek “Bu tarihi rekor. Ve yarısını yenilenebilir kaynaklar oluşturdu. Kurulu güçte özel sektör payı, 10 yıl önce yüzde 32 iken, bugün yüzde 63’e çıktı. Son 10 yılda işletmeye açılan yenilenebilir santraller sayesinde, yılda yaklaşık olarak 12 milyar liralık doğalgaz ithalinin önüne geçildi” dedi.

Kuraklık sorunu olabilir

ENERJİ Bakanı Taner Yıldız, kuraklık nedeniyle elektrik üretiminde sorun yaşanabileceğini, İran, Gürcistan ve Bulgaristan’dan yaz döneminde elektrik ithal edebileceklerini belirterek şunları söyledi: “İran’dan 400 MW’a kadar elektrik alacak altyapıyı hazırladık. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri barajlarında seviyenin bu yıl düşük olduğunu gördük. O bölgede kuraklıktan kaynaklanan elektrik kısıtları olursa İran’dan telafi etmeyi düşünüyoruz. Aynı telafiyi Gürcistan’dan da düşünüyoruz” diye konuştu.

ELEKTRİKTE NELER YAPILMALI?

SEKTÖR paydaşlarına göre, elektriği sürekli ve ucuz sağlamak için atılması gereken bazı adımlar şöyle:

Hidrolik, rüzgar ve güneş potansiyeli iyi değerlendirilmeli, yerli ve yenilenebilir kaynaklar kullanılarak, enerji güvenliği sağlanmalı

Hem Ortadoğu’da, hem de Kafkasya’da yaşanan gerilimler ve çatışma ortamları, ithal kaynaklara dayalı enerji modelinin risk barındırdığını gösteriyor. AB’de rüzgar ve güneşin payının giderek arttı, Türkiye bu iki kaynağı ön plana çıkaracak adımları acil atılmalı

Doğalgaz ve elektrikte iletim şebekesinin geliştirilmeli ve enterkoneksiyon arttırılmalı

Doğalgaz depolama ve LNG terminalleri arttırılmalı, alternatif kaynaklar getirilmeli

Perakende tarafında tam rekabet desteklenmeli

Pahalı ve verimsiz üretimin yerini hızla daha verimli ve az maliyetli tesisler almalı

ELEKTRİĞİN YARISI İTHAL

ELEKTRİK Mühendisleri Odası (EMO) Müdürü Emre Metin, ithal doğalgaza dayalı santrallerin payının dikkat çektiğini vurgulayarak, şunları söylüyor: “TEİAŞ verilerine göre 2013 yılında üretimin yüzde 44’ü doğalgaz ve LNG santralarından elde edildi. Fuel-oil, motorin ve çok yakıtlı santraların payı da toplam 1.7 olarak gerçekleşti. Kömürün payı ise yüzde 25.4 olarak belirlendi. İthal kömürün oranı son yıllarda arttı. Kurulu güç istatistiklerinde 2012 yılı için yerli linyitin payı yüzde 14.5, ithal kömürün payı ise yüzde 6.9 olarak gösteriliyor. Bu rakamlar, kömürün üretimin 3’te 1’inin de ithal kaynaklara dayalı olduğunu ortaya koyuyor. Yani oransal olarak bakıldığında Türkiye’de elektrik üretiminin yarısından fazlasının ithal kaynaklarla yapıldığını söylemek yanlış olmaz. Bu oran yıldan yıla farklılaşsa da yüzde 49 ila 55 arasında değişiyor.”

Reklamlar
Bu yazı HABER içinde yayınlandı ve , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s